25 Eylül 2018 Salı
Ana Sayfa
İletişim
Bize Ulaşın
Künye
Mobil Bölüm
GÜNCEL
SİYASET
SPOR
EĞİTİM
SAĞLIK
EKONOMİ
GENEL
MAGAZİN
KÜLTÜR SANAT
ADLİYE
RÖPORTAJ
 DİĞER
 
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri
     
 
İŞTE 2023 GERÇEKLERİ
İŞTE 2023 GERÇEKLERİ
16 Nisan 2018 20:39:06

Yazar : Murat Meran
  SİVRİ KALEM 
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

İŞTE 2023 GERÇEKLERİ

Selam dostlarım;

 Bir önceki yazımda 2023 gerçeklerini tüm çıplaklığıyla yazacağımı söylemiştim. Belki birçoğumuzun bilmediği, ülkemizin üzerinde oynanan oyunların temelini sizlere yansıtmaya çalışacağım. Ancak daha önce çok daha farklı bir konuda, İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’e ve özellikle İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Ersin Beyaz’a önemli uyarılarda bulunmak istiyorum. Sürçü lisan edersem affola…

 AMAN DİKKAT!

İYİ Parti inanılmaz bir hızla kuruldu ve yine inanılmaz bir hızla, neredeyse Türkiye’nin tamamında teşkilatlanmasını tamamladı. Rahmetli Özal’ın ANAVATAN Partisinden sonra böyle bir şey ilk defa görülüyor. Maşallah diyelim nazar değmesin. Vatanına ihanet etmeyen, memleketini satmayan, milletine, askerine kurşun sıkmayan, bayrağına, ezanına sahip çıkan herkesin, siyasi çizgisi ne olursa olsun başımın üstünde yeri var. Ne var ki, “Acele eden ecele gider” diye bir atasözümüz vardır. İşte İstanbul yapılanmasında da sanırım bu adım atıldı ve ilçe başkanları tercih edilirken yanlışlıklar yapıldı. Bunu her ilçe için söylemediğimin altını önemle çizmek istiyorum. Çok ama çok kaliteli ilçe başkanları olduğunu da görüyorum. Ne var ki, birkaç ilçesinde durum içler acısı. Hani biz Türklerin meşhur bir sözü vardır, ipten kazıktan kurtulma diye… Mafyacılık oynamaya gelmiş ağabeyler veya “İYİ Partiden bana ne, su akıyorken, testimi doldurmaya bakıyorum” düşüncesinde olanlar… Onlar kendilerini çoook iyi biliyorlar. Buradan isim yazıp kimseyi ifşa etmeyeceğim ancak, Genel Merkez ya da İl Başkanlığından talep edilirse bizzat ileteceğim. Sadece, aman dikkat diyorum, amman ha dikkat!

 HEDEF NEDEN 2023?

Gelelim söz verdiğim 2023 gerçeklerine. Hedef neden 2023?

 Şimdi içimizden bazı kardeşlerim diyecek ki; “Lozan antlaşmasına bağlayacak sözü göreceksiniz.” Evet, yerden göğe kadar haklılar. Sözü Lozan’a bağlayacağım ama Lozan’ın bilinmeyenlerine. Lozan antlaşmasının yüz yıllık bir süreci kapsadığını sanırım bilmeyenimiz yoktur. Ancak Lozan’da neler yaşandı? Bahsettikleri gibi Lozan’ın gerçekten gizli maddeleri var mıdır? Lozan büyük bir kaybın Türkler için başlangıcı mıdır? İşte bu soruların cevaplarını bu yazıda okuyacaksınız.

 Lozan Barış Antlaşmasına giden İsmet İnönü, yanında danışman olarak Haim Nohum adında Kahire Hahambaşını da götürmüştür. Peki, Haim Nohum gerçekte kimdir?

 HAHAMBAŞI HAİM NAHUM

Vehbi Koç ve Bernar Nohum’un babası olduğu iddia edilen Haim Nahum (1873 Manisa’da doğdu, 1960’da Kahire’de öldü). Osmanlı devletinde (1908-1919) ve Mısır devletinde (1926-1960) Hahambaşı ve siyasetçi olarak görev yaptı.

Babası küçük bir memurdu. Büyükbabasıyla Filistin'e giderek İbranice ve Arapça, 1893-1897 arasında Paris Yahudi Ruhani Okulu'nda Teoloji, Arapça ve Farsça eğitimi aldı. Paris’teki Yahudi okullarında ders verdi. Paris'te bulunduğu sürece sürgündeki Jön Türk’lerin çevresine katıldı. Kurmuş olduğu ilişkiler, İstanbul'a döndüğünde politik yaşamında büyük yararlar sağladı.

1897'de İstanbul'a giderek Yahudi Ruhani Okulunda ders vermeye başladı. 1908'de hahambaşı seçildi ve bu görevini 1919'a kadar sürdürdü. Tüm görev süresi boyunca bir Yahudi devleti fikrini savunan Siyonist Yahudi liderlerle Osmanlı yetkilileri arasında iletişimi sağladı.

Nahum, Amerikan diplomatik çevrelerinde de etkili olmuş, 1909-1917 arasında Amerika Birleşik Devletleri'nin İstanbul’a atadığı üç büyük elçinin de Yahudi olmasını sağlamıştır.

1918'de Sadrazam Ahmet İzzet Paşa tarafından İtilaf Devletleri ile bağlantı kurmakla görevlendirilerek 25 Ekim 1918 tarihinde özel bir yatla Romanya’nın Köstence Limanı’na gider. Bu sırada çok miktarda altın ve belgenin kaçırıldığı söylenir.

1919'da, Amerika Birleşik Devletleri'nin eski İstanbul büyükelçisi Henry Morgenthau ile görüşmek üzere ABD’ye giderek, Osmanlı'nın geleceği, yerine kurulacak devlet, Yahudi cemaatinin Filistin’e yerleşimi hakkındaki görüşleri ve düşüncelerini anlatır.

Görevinden istifa ettiği 1919'dan Kahire Başhahamı seçildiği 1926'ya kadar İstanbul, Paris, Kahire arasında adeta mekik dokuyarak, Paris’te itilaf devletleri yetkilileriyle, İstanbul’da hem Osmanlı devleti yetkilileri hem de Atatürk ve arkadaşlarıyla görüşmelerde bulunur, Kahire’de ise Osmanlıya karşı Arap milliyetçiliğini kışkırtır.

1922 de Cumhuriyetin ilanından önce büyük güçlerin Ankara hükümetiyle barış anlaşmaları imzalamaları için çaba gösterip Mustafa Kemal’in propagandasını yapar. Bu propagandanın Mustafa Kemal veya Türkiye sevgisinden kaynaklanmadığını aşağıda okuyacaksınız.

1923’de İsmet İnönü, Rıza Nur, Tevfik Rüştü Aras ile beraber Türk heyetinde yer alarak Lozan görüşmelerine katılır. Hayım Nahum, Lozan görüşmeleri sırasında, Osmanlı’dan sonra Anadolu’da kurulacak olan Türkiye devletinin rejimi, sınırları ve liderleri hakkında Amerika-Fransa-İngiltere arasında etkili görüşmeler yapar. Türk heyetinin bir delegesi olarak orada bulunsa da, Lord Curson (Kürzon) ve diğer itilaf devletleri heyetleriyle yaptığı görüşmelerin mahiyetini diğer Türk delegeleriyle paylaşmaz. İtilaf devletleriyle yaptığı görüşmelerde ortaya koyduğu fikirler “Haim Nahum doktrini” olarak İngiliz ve ABD arşivlerine girer.

 

Türk Lozan delegesinde Haim Nahum

 Haim Naum Doktrini 95 Senedir Bu Milletin Üzerinde Uygulanıyor

 Haim Nahum doktrini özetle şu ana fikir kümelerinden oluşmaktadır:

1. Türkleri savaşla yıkamazsınız. Türkleri yıkmak için; Ekonomik üretkenlikten el çektirerek kendisine özgüveni olmayan bir topluluk haline getireceksiniz.

2. Üretkenlik melekelerini yok edeceksiniz. Gerekirse onlara bir tarım toplumu olmayı bile çok göreceksiniz. Onların ahırlarla, sığırlarla ve hayvanlarla meşgalesine bile yani hayvancılık yapmalarına bile meşakkatler getireceksiniz.

3. Türk Milleti’ni borca esir edeceksiniz. Türk Devleti’ni borçlandırmak yetmez. Fert fert bu milleti borçlandıracaksınız.”Onurum, ömrümden uzun olsun” şuuru sadeliğindeki bir millet ancak borçlandırılarak yok edilme yoluna sokulabilir.

4. Türk Milleti’ni dininden yani gerçek İslam’dan, milli kültüründen, halkını eğitimden uzak tutacak basını ele geçirecek, bürokrasisinin içine kendi adamlarınızı sokacaksınız.

İşte bu dört şartı yerine getirmeden Türk Milleti’ni tarih sahnesinden silmek için savaşmayınız. Eğer bu şartlar tekâmül etmeden savaşırsanız, kazanamazsınız.

Haim Nahum Lozan antlaşması öncesinde itilaf devletleri yetkililerine ve mason localarına “Yanlış yapıyorsunuz; Anadolu'yu işgal etmekle Müslüman Türkleri sindireceğinizi mi sanıyorsunuz? Hayır, birkaç yıl içinde bu milletin yeniden dirileceğini, toparlanıp derleneceğini hesaba katmıyorsunuz! Oysa yapılacak şey; Lozan antlaşmasıyla bunlara bir fırsat tanıyıp, bu zaman içinde İslamiyet'ten uzaklaştıracak, din ve tarih şuurunu unutturacaksınız. Müslüman Türkler, bir iman ve ahlak tahribatı süreci geçirmelidirler. Ekonomileri çökertilmeli, siyasi partileri, ordusu, gazetecileri, hepsi ele geçirilmelidir. Onlar, ülkelerini parsel parsel satacak hale getirilmelidirler. Yumuşak ve kolay lokma yapıldıktan sonra ise, Türkiye parçalanıp büyük İsrail'e katılmalıdır. ”

Haim Nahum’un 1923’de yaptığı konuşmada garip olan Türkiye’yi İsrail’e katmaktan bahsetmesi. O tarihte Türkiye henüz kuruluş aşamasında, İsrail diye bir devlet ise ortada yok, İsrail 1948’de kuruluyor. Planlar daha 29 Ağustos 1897’de Basel şehrinde Thedore Herzt başkanlığında yapılan birinci Siyonist kongresinde kararlaştırılmıştı.

Siyonistlerin ne kadar sinsi planlar içinde olduğunu anlamak gerekiyor.

Bu sinsi planları sadece Türkiye’yi değil dünya siyasetini de kapsamaktadır. Planlar çok ince hesaplanmış, lakin şeytani, tamamen ırkçı, sadece Yahudi menfaatlerini gözetip, diğer ırkları sömürme üzerine kuruludur. Yahudilerin Tanrı tarafından seçilmiş ırk olup, diğer ırkların ise Yahudilere hizmet etmek için yaratılmış köleler olduğu anlayışına sahip olmaları, onları “dünya hâkimiyeti” gibi sapık düşünce ve davranışlara sokmaktadır.

 İşte burada Lozan’ın gizli maddeleri olarak kabul edilen 4 ana temelden bahsettik. Ne var ki, bu maddelerin sayısı 20’nin üzerindedir. Türk toplum yapısının nasıl bozulacağı ve Türk gençliğinin nasıl dejenere edileceğine varana kadar her husus en ince ayrıntısına kadar detaylandırılmıştır. Türk ekonomisinin nasıl mengeneye alınacağı özellikle maddelendirilmiştir. Üretime yönelik uygulanan müeyyideler haddini gerçekten aşmıştır. En basit noktadan bir örnekle sözlerimi tamamlamak istiyorum. Şeker pancarı sadece Türkiye için değil, bütün dünya devletleri için ekonominin bel kemiği olarak kabul edilir. Şeker pancarından enerji de dahil olmak üzere 17 kalem ürün elde edilebilirken, Türkiye’de sadece şeker ve posasından da hayvan yemi yapılmaktadır. Onun haricinde hiçbir ürün elde edemiyoruz ya da çok az miktarda üretiyoruz. 2023 yılından sonra Lozan Antlaşması hükmünü kaybediyor. Daha güçlü ve özgür bir Türkiye, İnşallah 2023 yılından sonra çok daha sağlam temeller üzerine inşa edilecek. Yanılıyorsam lütfen hatalarımı hoş görün.

 Söylenemeyenleri söyleyebilmek, yazılmayanları yazabilmek dileğiyle.

 Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle.

 

 

 

 

 

 

  Bu Yazı Toplam 1897 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazar
Mehmet DURSUN
SEÇİMLERİN RENKLİ İSMİ AKŞENER
Prof.Dr.Oğuz OYAN
POLİTİKADA KAYGAN ZEMİNLER
Derya AKBIYIK
GAZETECİLİK SEKTÖRÜ ZORLUKLARI
Murat Meran
CHP’Yİ BUZ GİBİ ERİTEN BAY KEMAL, ASIL ŞİMDİ TAMAM!
Neval Kütük Yoga ACADEMY Antrenörü
DENGE VE UYUM
Sakine BAHADIR
DEMEDİ DEME…..
Şirvan YÜCEL
ACI VE SEVGİ
Serpil Şen ÖZER
HAFTALIK BURÇ YORUMUNUZ (24/30.09.2018)
Süleyman Kurt
İçi Boş Anlamsız Mesajlar
Cemal Doruk
BENİM BABAM ADAM GİBİ ADAM AMA BEN!...
Filiz KOCABIYIK
BİZ KİMİZ?
Süleyman Şen
EKONOMİK ZORLUKLAR-YEREL SEÇİM
Fahri Özdemir
CAMİLER İBADET YERİMİ BAĞIŞ TOPLAMA YERİMİ?
Burhan ÇAKIR
ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN ANNE ÖZELDİR
Alıntı Yazarlar

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip et
Copyright © kdzmeydangazetesi.com - sitemizde yayınlanan makale, yazı, döküman, dosyalar ve resimler izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.