25 Eylül 2018 Salı
Ana Sayfa
İletişim
Bize Ulaşın
Künye
Mobil Bölüm
GÜNCEL
SİYASET
SPOR
EĞİTİM
SAĞLIK
EKONOMİ
GENEL
MAGAZİN
KÜLTÜR SANAT
ADLİYE
RÖPORTAJ
 DİĞER
 
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri
     
 
İSTİSMAR
İSTİSMAR
08 Mart 2018 12:37:54

Yazar : Süleyman Kurt
  Dobra Dobra 
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

              İSTİSMAR

  Biliyorsunuz değil mi, insanlar yalnızca yaptıklarıyla değil, yapması gerekenleri “tam zamanı geldiğinde yapmadıkların da” da mesuldürler. Toplumsal hayatın bir parçasıyız. Öncelikle “ insan” olarak görevlerimiz var.

  Toplumun bir parçası olmak; yetkisi, görevi yada gücü ne olursa olsun temel hak ve ödevler konusunda üzerimize “kayıtlı olmayan” sorumluluklar yükler. Korkuyla sindirilmiş toplumların hemen hemen hepsinde “adam sendecilik” tavan yapmıştır. Kesinlikle bir Müslüman’a yakışmayan “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyeti baştan sona bize ait olmayan bir yaklaşımdır. Her insan; doğaya, diğer insanlara ve çevresinde yaşananlara karşı duyarlı olmak ve gerektiğinde söz söyleme, itiraz etme ve yanlış varsa onu bir şekilde düzeltecek girişimlerde bulunma hakkına sahiptir.

  Son günlerde ülkemizde anormal işler oluyor ve bir çok etken yüzünden ya toplum tam bilgilendirilmiyor yada korkudan insanlar o konular hakkında yorum yapmak istemiyor.

  İstismar; hangi yaşta ve kime yapılırsa yapılsın büyük ceza alması gereken bir suç değil hala ülkemizde. Uzun yıllardır bir şekilde geçiştirilen istismar davaları, “ bir kere olmuş” savunmaları ne hazindir ki kendine bu coğrafyada taraftar bulabiliyor. Hepimiz tepki verip kamuoyu oluşturacağımıza “ hiçbir şey olmamış” gibi akşam market alışverişimizi yapıp evimize gidiyoruz. Mutlu ve mesut bir ruh haliyle yemeğimizi yiyip huzurla televizyonun karşısına geçebiliyoruz. Neredeyse birbirinin kopyası olan aptal saptal dizilere dalıp “ gündemdeki bir çok manyaklığı” hemen unutabiliyoruz. Aslında bu bile bir İSTİSMARDIR.

  İstanbul Okmeydanı’nda tacize uğrayan kıza, Adana’da tecavüz edilen bebeğe, İzmir’deki istismara uğrayan erkek çocuğuna ve daha ne berbat örneklere rağmen toplumun “ kısık tepkisine” mi yoksa bunca olaya rağmen bu tip suçlara gereken “ ÇAYDIRICI CEZALAR” çıkmadığına mı üzüleyim bilemiyorum.

   Bir baba olarak, bir anne olarak, veya o çocukların dedeleri, nineleri olarak düşünelim kendimizi, empati yapalım. Nasıl atlatılır böyle bir travma? Hangi yürek böyle bir rezilliği savunabilir?

  Şimdi “ savunan var mı” diye sorabilecek olanlar için yazıyorum. Bunca olay karşısında yüce Meclisimiz ciddi bir çalışma yaptı mı? Esnek kanun maddeleri hemen çıkabilecek bir KHK ile yeniden düzenlendi mi?

  ŞEKER FABRİKALARI

 Akıl alır gibi değil. Şeker fabrikaları için satılma kararı alındı. Buna tipik bir özelleştirme diyemezsiniz. Şeker fabrikaları yalnızca pancarı işleyen kurumlar değildir. Aynı zamanda hayvancılık için çok önemli görevler ifa ederler. Bir çok şeker fabrikasının olduğu kentte “yem fabrikası” olması tesadüf değildir. Pancardan artan küspe o fabrikalarda işlenir ve yem olarak “yöre hayvan besicisine” satılır. Hem pancar üreten kazanır/dı!, hem hayvan yetiştiren bölgesinde küspeye/yeme kolay ulaşır ve besicilik yapar kazanırdı, hem de o fabrikalar o yörede istihdam sağlayan kurumlar olurdu. O fabrikaların getirdiği ekonomik canlılık yanında sosyal hayata katkıları, yöre spor kulüplerine sponsor olmaları başlı başına bir ekonomik mucizedir.

  Son yılların moda deyimi “ satın gitsin” ! İyi de son 15-16 yılda kaç yeni fabrika açıldı ki eskileri satma aşamasına geldik? Çıkan yasa ile o fabrikaları alan firmalar en çok 5 yıl üretim yapmak zorunda! Ya 5 yıl sonra? Üretmeyen bir toplum varlığını sürdüremez. Bu kadar dışa bağımlılık eğer bir sol iktidar zamanında olsaydı, her Cuma namazı çıkışı on binler tekbir getirerek yollara düşerdi.

  Ülke tarihini az çok okuyanlar şunu görmüşlerdir. Bu ülke yokluk içinde kurulmuş bir devlettir. Ülkenin bir çok yerinde VAKIF mülkleri vardır. İnsanların ülkeleri için yaptığı fedakarlıklar inanılmazdır. Bir karara imza atarken lütfen bunları iyice düşünün.

 

  Bu Yazı Toplam 2037 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazar
Mehmet DURSUN
SEÇİMLERİN RENKLİ İSMİ AKŞENER
Prof.Dr.Oğuz OYAN
POLİTİKADA KAYGAN ZEMİNLER
Derya AKBIYIK
GAZETECİLİK SEKTÖRÜ ZORLUKLARI
Murat Meran
CHP’Yİ BUZ GİBİ ERİTEN BAY KEMAL, ASIL ŞİMDİ TAMAM!
Neval Kütük Yoga ACADEMY Antrenörü
DENGE VE UYUM
Sakine BAHADIR
DEMEDİ DEME…..
Şirvan YÜCEL
ACI VE SEVGİ
Serpil Şen ÖZER
HAFTALIK BURÇ YORUMUNUZ (24/30.09.2018)
Süleyman Kurt
İçi Boş Anlamsız Mesajlar
Cemal Doruk
BENİM BABAM ADAM GİBİ ADAM AMA BEN!...
Filiz KOCABIYIK
BİZ KİMİZ?
Süleyman Şen
EKONOMİK ZORLUKLAR-YEREL SEÇİM
Fahri Özdemir
CAMİLER İBADET YERİMİ BAĞIŞ TOPLAMA YERİMİ?
Burhan ÇAKIR
ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN ANNE ÖZELDİR
Alıntı Yazarlar

 

 

Sosyal ağlarda bizi takip et
Copyright © kdzmeydangazetesi.com - sitemizde yayınlanan makale, yazı, döküman, dosyalar ve resimler izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.